Emin Önen

Emin Önen Kişisel Web Sitesi

previous arrow
next arrow
Slider

Türkiye’ye yatırım sadece Türkiye’ye değil Ortadoğu, Avrasya ve Kuşak ve Yol projesi ile ortak geleceğimize yatırımdır.

Büyükelçi Emin Önen Çin’in önde gelen ekonomi dergilerinden China Investment dergisinde Çinli yatırımcılara seslendi. Makalesinde Türkiye ile Çin arasında artan iş birliğinin Kuşak ve Yol projesi ile yeni bir aşamaya geçmiş olduğunu ifade eden Büyükelçi Önen Türkiye’ye yatırım yapan Çinli yatırımların sadece Türkiye’ye değil, Avrasya ve Ortadoğu’ya da yatırım yapacaklarını ve daha da önemlisi Kuşak ve Yol projesi ile iki ülkenin ortak geleceğine yatırım yapacaklarının altını çizdi.

Çince ve İngilizce olarak yayınlanan makalenin Türkçe çevirisi aşağıda yer almaktadır.

Yeni İpek Yolu Yeni Gelecek

Yüzyıllar boyunca doğu ile batıyı birleştiren bir ticaret güzergâhı olarak ülkeler için bir zenginlik kaynağı olan tarihi İpek Yolu aynı zamanda farklı kültürleride birbiri ile buluşturarak insanlık tarihinin gelişiminde çok önemli bir rol oynamıştır. İnsanlık tarihinde çok önemli bir yeri olan tarihi ipek yolunun yüzyıllar boyunca güvenlikli bir ticaret yolu olmasında kritik rol oynayan Asya’nın en doğusundaki Çin ile Asya’nın en batısındaki Türkiye bugün de Yeni İpek Yolu olarak da tanımlanan Kuşak ve Yol projesine kritik katkıları ile sadece ülkelerimiz için değil  bütün insalık içinde ortak fayda ve yeni bir gelecek oluşturulmasına önemli katkı sağlamaktadırlar.

2013 yılında Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)  Devlet Başkanı  Xi Jinping tarafından başlatılan Kuşak ve Yol projesi bugün toplam ekonomik büyüklükleri 21 trilyon dolar olan 86 ülke ve uluslararası örgütü kapsayan 21. yüzyılın en büyük kalkınma projesine dönüşmüş durumdadır. Bu kapsamda Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor girişimi de Kuşak ve Yol girişiminin kalbi durumundadır. Türkiye’den başlayarak demiryolu ile Gürcistan’dan Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben diğer Orta Asya Cumhuriyetleri, Afganistan, Pakistan ve ÇHC’ne ulaşan Orta Koridor, Kuşak ve Yol  projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturmaktadır.

Bu bağlamda Türkiye’yi  Orta Koridor’un en önemli ayağı olan  ve Demir İpek Yolu olarak da adlandırılan Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu Projesi Ekim 2017 tarihinde hizmete girmiştir. Bu demiryolu sadece Türkiye ile Azerbaycan ve Gürcistan’ı birbirine bağlamamakta aynı zamanda BTK sayesinde Londra’dan kalkan bir tren Pekin’e kadar kesintisiz gidebilmesi içinde gerekli altyapı sağlanmıştır.

Başlangıçta 1 milyon yolcu ve 6,5 milyon ton yük taşınması öngörülen BTK Demiryolları’nın Çin ile Avrupa arasındaki kesintisiz ticaretin tesisinde yeni bir perspektif sunacağı değerlendirilmekte olup, 2034 Yılında ise; 3 milyon yolcu, 17 milyon ton yük taşıma kapasitesine ulaşacağı tahmin edilmektedir.

 

Orta Koridor rotası aktif kullanıldığı takdirde, halen yıllık 600 milyar ABD Doları tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Orta Asya ülkeleri ekonomik fırsatlar elde edilebilecektir. Özellikle Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan limanlarında lojistik merkezler ve serbest ticaret sahaları kurulması, Trans-Hazar işbirliğinin gelişmesine katkı sağlayarak ülkelerimiz arasında kazan kazan esasına dayalı işbirliğini derinleştirecektir.

 

Öte yandan BTK demiryolu Türkiye’yi  Orta Asya üzerinden Çin’e bağlaması hedeflenen Orta Koridor kapsamında Türkiye’nin gerçekleştirdiği tek proje değildir.  Bu çerçevede, Orta Koridor üzerinde yer alan ülkeler arasında gümrüklerarası işbirliğine yönelik Kervansaray Projesi başlatılmıştır. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Marmaray projesi ile İstanbul boğazının altından Asya ve Avrupa birleştirilmiş, ve İstanbul boğazının üzerine inşa edilmiş  ve demiryolu ulaşımına olanak sağlayan 3. Boğaz köprüsü ile Avrupa ve Asya arasında demiryolu ile kesintisiz ulaşımın sağlanması konusunda önemli bir kazanım sağlanmıştır. Yine bu çevrevede Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan Edirne – Kars Hızlı Tren ve Bağlantıları Demiryolu Projesi’ni hayata geçirmek için de Türkiye ile ÇHC arasında müzakereler oldukça ileri bir aşamaya gelmiştir.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun devamı olarak nitelendirdiğimiz 4.750 km’lik 15 alt proje bileşeni olan Edirne-Kars Hızlı Tren ve Bağlantıları Demiryolu Projesi, aynı zamanda, tarihi İpek Yolunu canlandırabilecek tamamlayıcı bir unsur olarak Asya ve Avrupa için de kritik öneme sahiptir.

Kuşak ve Yol Projesine enteğre bir şekilde Türkiye’nin Orta Koridor projesinin hayata geçmesi Çin’in Avrupa’ya bağlanması için mesafe ve süre açısından da büyük avantajlar sağlamaktadır. Çin’den bir konternarın deniz yolu ile 45 güne kadar varan Avrupa’ya ulaşım süresi bu proje ile 14 günün altına inmektedir. Buna ek olarak Kuzey Güzergahı ile kıyasladığı zaman Türkiye üzerinden geçen hatların iklim bakımından da sağladığı avantaj sayesinde karşılıklı tren seferleri orta koridor üzerinde inşa edilen demiryollları ile Çin’i Avrupa’ya yılın 12 ayında bağlayabilecektir.

Bilindiği üzere  Çin sadece ihracata dayalı büyüme modelinden ithalata da öncelik veren veren bir politika ve büyüme modeline doğru geçiş yapmaktadır. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in “Artık ithalata başlıyoruz” diyerek sinyalini verdiği politika değişikliğinin ilk adımı, 5-10 Kasım tarihleri arasında Şangay’da düzenlenecek ve tüm dünyadan 150 bin alıcının geleceğini “1. Çin Uluslararası İthalat Fuarı”  olacaktır.

 

İşte bu ithalata öncelikleyen politika değişikliği de Orta Koridor’un ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü Orta Koridorun etkin kullanımı ile Çin’den kalkan ve ihraç ürünleriyle dolu olarak Avrupa’ya ulaşan malları taşıyan tren vagonları boş olarak dönmek yerine Çin pazarına girecek ithal ürünler ile dolu olarak geri dönecektir. Bu durum da taşımacılık maliyetleri anlamında ciddi bir kazanım sağlayacaktır.

 

Türkiye ve Çin arasında Kuşak ve Yol projesi ve Orta Koridor bağlamında artan işbirliği ve devlet başkanlarımız arasındaki güvene dayalı ilişki, ülkelerimiz arasında ikili ilişkilerinde hız kazanmasını sağlamıştır., Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in son iki yılda dört kez bir araya geldiler. Ayrıca Nisan ayında Erdoğan ve Xi arasında gerçekleşen kritik telefon görüşmesi de iki liderin ilişkilere ne kadar önem verdiklerinin açık bir göstergesidir.

Niketim Çin ve Türkiye ilişkileri arasında son dönemde yaşanan kayda değer gelişmenin etkileri sadece siyasi alanda sınırlı kalmamakta, her alanda artan işbirliğimiz toplumlarımız arası etkileşimi artırmakta ve turizm alanında da önemli kazanımlar sağlamaktadır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında varılan uzlaşı neticesinde 2018 yılının Çin’de Türkiye Turizm Yılı olarak kutlanmasında karar kılındı. Dünyanın medeniyetler beşiği olan Türkiye’mizi tarihiyle, kültürüyle, mutfağıyla Çinli turistlere daha fazla tanıtabilmek 2018 yılı içinde Çin genelinde yaklaşık 80 proje düzenlemeyi planladık. Bu tanıtım çalışmaları ile şu an yılda 300 bin civarında Çinli turist ağırlayan Türkiye’ye 1 milyon yıllık Çinli turist çekmeyi  hedefliyoruz.  Nitekim 2018 yılının ilk dört ayında Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 97 oranında artmış olması da 1 milyon Çinli turist hedemize orta vadede ulaşabileceğimiz konusunda inancımızı güçlendiriyor.

Çin ile Türkiye arasındaki işbirliğinin son yıllarda istikrarlı şekilde gelişmesi Çin’de doğrudan yatırım gerçekleştiren Çinli şirketlerin sayılarında da önemli ölçüde artış olmasını sağlamıştır. Huawei, Bank of China, ICBC, AVİC, NORINCO gibi  Çinli dev firmalar son birkaç yıl içerisinde Türkiye’ye yatırım yapan büyük Çinli şirketlerden sadece bazılarıdır. Bizde  Asya ve Avrupa’yı birleştiren benzersiz cografi konumu ve yatırımcılara tanıdığı süper teşvik paketleri ile ülkemizde daha fazla Çinli yatırımcı ağırlamak istiyoruz. Çünkü Dünyanın en büyük 17. ve Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisiyiz. Türkiye’de yatırım yapmak, sadece Türkiye’de yatırım yapmak demek değildir, jeopolitik konumundan dolayı bizim bölgemizden 4 saatlik uçuşla 57 ülkeye ulaşılabiliyor, bu 1,6 milyarlık bir nüfusa ve 24 trilyon dolarlık bir gayrı safi milli hasılaya ulaşmak demektir. Bu da Türkiye’ye yatırım yapacak firmaların Türkiye üzerinden dünyanın diğer yarısına açılmasını sağlayacak bir pencere açmalarını sağlayacaktır.

 

Bu kapsamda yaşanan önemli gelişmelerden bir tanesi de geçtiğimiz yıl Ekim ayında düzenlenen 19. ÇKP Kongresinde Kuşak ve Yol girişiminin  ÇKP parti tüzüğüne girmiş olmasıdır. Bu gelişme Çin’in  ortak kalkınma hareketi olarak tanımladığı bu projeye verilen önemi ortaya koymaktadır. Kuşak ve Yol inşasının tüzüğe dâhil edilmesi, Çin’in diğer ülkelerle birlikte bu girişimi hızlandırmasına olanak sağlacaktır. Kuşak ve Yol projesinin kalbinde orta koridor, orta koridorün kalbinde ise Türkiye bulunmaktadır.

 

Kuşak ve Yol projesi Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in vizyoner çıkışı ile ortaya konulduğu 2013 yılından bu güne kadar gün geçtikçe gelişti ve vücüd  bulmaya başladı. Bütün paydaşı olan ülkeler için ortak refaha dayalı,barışcı ve güvenli yeni bir dünya yaratılması anlayışını temel alan bu projenin kalbi olan Orta Koridor’un inşası için Türkiye olarak birçok büyük projeyi sonuçlandırdık ve daha bir çok projeyi bu kapsamda hayata geçireceğiz. Çin yönetimi tarafından İnsanlığın ortak kader topluluğun oluşturulması  için hayati öneme sahip olarak görülen bu proje kapsamında Çin ile işbirliğimizi geliştirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

 

Çin ile dış ticaretimizi daha dengeli, sürdürebilir ve ortak kazanım esasına dayalı bir şekilde geliştirerek bugünkü olduğu 28 milyar dolar seviyesinden 50 milyar dolara da çıkarmak hedeflerimiz arasında yer alıyor.  Bu noktada Çin’li işadamlarını da Türkiye’ye yatırım yapmaya ve Asya ve Avrupa’nın kesiştiği nokta ile Kuşak ve Yol projesinin kalbinde olan ülkemize yatırım yapmaya çağırıyorum.

 

Unutmayın Türkiye’ye yapacağınız yatırım sadece 80 milyonluk genç ve dinamik nufusu ile dünyanın 16. büyük ekonomisine yapacağınız bir yatırım değildir. Türkiye’ye yapılan yatırım ülkemizin hinterlandında bulunana 1,6 milyarlık bir nüfusa ve 24 trilyon dolarlık bir gayrı safi milli hasılaya yapılan bir yatırımdır. Ve hepsinden daha da önemlisi Türkiye’ye yapılan yatırım aynı zamanda Kuşak ve Yol projesi ve hepimiz için yeni bir gelecek oluşturma rüyamıza yapılan yatırımdır.

 

Abdulkadir Emin Önen

Türkiye Cumhuriyeti Pekin Büyükelçisi